Koruyucu sağlık hizmetlerinin en önemli parçasını taramalar oluşturur. Tarama testlerinin en yaygın bir şekilde uygulandığı dönem yenidoğan dönemidir. Metabolik hastalığın bulgu vermeden ve geriye dönüşümsüz zararlar oluşturmadan teşhisini koymak temel amaçtır. Taramada kullanılan testler ile tanı amaçlı testler arasındaki farklılık vardır. Tarama testi sağlıkla ilgili bir sorun olabileceği konusunda uyarır. Tek başına kesin olarak hastalığın olduğunu söyleyemez. Şüphe edilen durumlarda kesin tanı koydurucu testler yapılmalıdır. Günümüzde tarama programına alınması gerekli iki hastalık vardır:

Birincisi Fenilketonüri hastalığıdır. Yenidoğan bebeklerde görülen fenilketonüri hastalığı tedavi edilebilir zeka geriliklerinin en önemli nedeni olup erken konulan teşhiş ile önlenebilmektedir. Fenilketonüri, yenidoğan bebeklerin karaciğerindeki fenilalanin hidroksilaz enzim eksikliği sonucu ortaya çıkan doğumsal metabolik bir hastalıktır. Doğumda normal olan bebekte beslenmeyi takiben metabolize olamayan ve biriken fenilalanin ve artıkları giderek beyin dokusuna toksik etki gösterir. Zeka geriliği beş ve altıncı aylarından sonra belirgin hale gelir. Tedavisi fenilalaninden kısıtlı diyettir. Tedavi iyi ve yeterli sürede uygulandığı zaman çocuk beklenen zeka potansiyeline ulaşır. Bunu başarabilmek için erken tanı önemlidir.

İkincisi Tiroid bezinin yokluğu veya az çalışması sonucunda oluşan doğumsal hipotiroididir. Önlenebilir zeka geriliğinin önemli nedenlerinden bir diğeridir. Erken tanı ile hormon tedavisi verilerek zeka geriliği önlenebilir. Sağlıklı zamanında doğmuş bebeklerde kan örneği ilk 7 gün içinde olmalıdır. Eğer ilk örnek ilk 24 saat içinde alındı ise, bebek 1-2 haftalık olunca yeni bir örnek alınarak metabolit birikimi ile giden metabolik hastalıklar için yeniden test edilmelidir. Metabolik tarama amaçlı kan örneği alınması için en ideal zaman bebeğin proteinli besinler almaya başlamasından 24 saat sonrası, ilk 72 saatlik süredir. Metabolik tarama amaçlı kan örneği özel filte kağıtlarına alınır. Bu kağıtların üzerine hasta ile ilgili tüm bilgiler, adres ve telefon eksiksiz olarak yazılır. Sonuçlar iki veya üç hafta içinde belli olur. Kan örneği yetersiz ise veya şüpheli ise yeni örnek istenir.

Diğer Tarama Testleri

İşitme taraması ve görme her yenidoğan bebeğe uygulanması gereken bir taramadır. Bebeğin gözlerinin ışık veya objeye fikse olup takip etmesi ile görme taraması yapılır. Prematür doğum öyküsü, ailede çocukluk çağı görme problemlerinin olması bebeğin ayrıntılı tetkiklerle taranmasını gerektirir.Ayrıca yenidoğan döneminde gelişimsel kalça displazisi, konjenital kalp hastalıkları, hiposfadias, inmemiş testis, yarık damak, dudak gibi hastalıklar da fizik muayene ile taranabilir.Doğuştan kalça çıkığında ise son zamanlarda ultrasonografi kullanılmaktadır ve 4-6 aya kadar kalça anormalliklerini tanımlamada duyarlıdır.Doğuştan kalça çıkığı için yenidoğanlar taburcu olmadan önce muayene edilip birinci ayda kalça USG ile taranmalıdır. Aile Sağlığı Merkezinde İzlem Bebek anne sütü almaya başladıktan sonra en geç bir hafta içinde nüfus kaydı yaptırılarak aile hekimine getirilmelidir. Aile hekimliğinde topuk kanı alınır ve tarama testlerini sorgular. Yapılmayanlar varsa yapılması gerekenleri anlatır. Ayrıca aylık olarak rutin kontrollere çağırmak için randevu planlaması yapılır. Aşılar ve izlemler bir yaşına kadar çok önemlidir.

YENİ DOĞAN BEBEĞİN ÖZELLİKLERİ

*Yeni doğan bebeklerin baş kemikleri arasında boşluklar vardır.Bu boşluklara bıngıldak (fontanel) denir. Bıngıldakların esas amacı doğumu kolaylaştırmaktır.Doğumda 6 tane olan bıngıldaklar yumBartın bir yapıdadır.Bunlardan en büyüğü ve en önemli olanı başın tepe kısmındadır.Yanda ve arkada olan bıngıldaklar doğumdan sonra kapanırken büyük bıngıldak genellikle 12-15. aylarda kapanır.Bu süre içinde bebeğin başına darbe almaması hayati önem taşır.

*Yeni doğan bebeklerin boyu cinsiyete göre farklılık gösterir. Erkek bebekler genellikle 50-52 cm iken kız bebekler 48-50 cm arasında doğar. 280 günü tamamlayarak doğan bir bebeğin kilosu, 2800-3500 gr civarındadır. Fakat normal zamanını tamamladığı halde 2500 gr altında doğan bebekler vardır ki bu bebeklere düşük doğum ağırlıklı bebek denir. Yeni doğan bebekler ilk 2-3 günde kilo kaybına uğrarlar bunun nedeni; ter, dışkı ve idrar yoluyla su kaybına uğramasıdır. Anne sütü alan bir bebek kısa sürede eski kilosuna ulaşabilir.

*Doğumda plasentanın kesilmesiyle bebekte kalan göbek bağı yaklaşık 1-2 hafta içinde kurur ve düşer.Bu süre içinde düzenli olarak pansuman yapılması ve kesinlikle bağın kendisi tarafından düşmesi beklenmelidir.Göbek bağı tamamen düşmeden bebeğin küvette yıkanmaması tercih edilir. Bunu nedeni göbek bağının kuruyup daha çabuk düşmesini sağlamaktır.

*Bebek ilk doğduğunda cildi yağlı bir madde ile kaplıdır.Bu maddeye verniks kazeoza denir ve 48 saat içinde deri tarafından emilir. (Bu maddenin bebek için çok sağlıklı olduğunu, bazı ailelerin deri tarafından emilene kadar bebeklerini yıkatmadıklarını okumuştum.)

*Yeni doğanın kemikleri henüz kıkırdak halindedir ve kemikleşme zaman içerisinde gerçekleşir. Düşme ve çarpmalara karşı ekstra dikkat isteyen bir dönem olduğu unutulmamalıdır.

*Yeni doğan döneminde gözlerin birbirine uyumu (eşgüdümlü bakış) birkaç ay sonra gerçekleşir. Bu nedenle ilk zamanlar gözlerdeki şaşılık normal karşılanır.

*Yeni doğanda dış kulak çok iyi gelişmiş durumdadır. Seslerin şiddetine göre tepki verirler.

*Bu dönemden itibaren bebekler insanların yüzlerini uzun uzun incelemekten zevk alırlar, annelerinin seslerini diğer insanlardan ayırmaya ve bu sese tepki vermeye başlarlar. Eğer bebeğinizi çıkardığı anlamsız seslere onunla birlikte eşlik ederseniz, şarkılar mırıldanıp onunla konuşursanız aranızdaki iletişimin kuvvetlendiğini göreceksiniz.

*Bebeğin emzirilmesi yaşama tutunabilmesi açısından çok büyük önem taşır. Salgılanan ilk süte kolostrum denir ve bebek için en değerli süttür. Sarı koyu kıvamlı bir sıvıdır ve bazı aileler bebeğe verilmemesini doğru buldukları için o sütü sağıp atarlar. Yapılabilecek en büyük hatalardan birisidir ve özellikle üzerinde duruyorum ki yeni doğan için çok kıymetlidir!

*Yeni doğan bebek henüz dış ortama uyum sağlayamadığı için daha fazla üşüyebilir.Özellikle eller ve ayaklar patik ve eldivenle sıcak tutulmaya çalışılmalıdır.Başı üşümemesi için de şapka giydirilebilir fakat sürekli şapka kullanmak bebeğin saçlı derisinde konak denilen oluşumlara neden olabilir.Giyim konusunda dikkat etmeniz gereken en önemli konu pamuklu kıyafetlerseçmenizin yararlı olacağıdır.

*Bu dönemde bebeğinizin sağlığı açısından dikkat etmeniz gereken bir konu da pamukçuk ve ağız yaraları. Anne memesini ılık suyla temizleyip bebeğe verilmesi, memelerin temiz tutulması,biberon ve emziğin iyice kaynatılması ,memeden veya mamadan sonra bebeğe su içirilmesi ( ağızda kalan süt artıklarının temizlenmesi için ) veya ıslak bir tülbentle ağzının temizlenmesi bir çeşit mantar hastalığı olan pamukçuk ve benzeri ağız yaralarını önleyecektir.

Bebeklik dönemi bebeğin 0-12 aylar arasındaki yaşam aralığını kapsar. Bu dönem kendi içinde yeni doğan ve yeni doğan sonrası dönemi olarak sınıflandırılır.

Yeni doğan dönemi: Bebeklik döneminin ilk dört haftalık (0-28. günler) bölümü yeni doğan dönemi olarak adlandırılır. Bebek doğduğunda boyu 45-55 cm arasında, kütlesi 3,2 (± 0,6) kg dolaylarındadır. Bebek doğumla birlikte anne karnındaki güvenli ortamdan ayrılmış, dış dünya ile karşı karşıya kalmıştır. Bu nedenle bebeğin iyi beslenmesi ve hastalıklara karşı korunması gerekir.

Bebek doğduktan sonra sürekli büyüme ve gelişme gösterir. Anneye tam olarak bağımlıdır. Zamanın çoğunu uyuyarak geçirir. Ancak acıkınca ya da sorunu olunca uyanır. Doyurulup sıkıntısı giderilince yeniden uykuya dalar. İlk hafta sonunda göbeği düşer. Kol ve bacaklarını hareket ettirir. Başını dik tutamaz, ışığı görür ancak cisimleri göremez. Çevreyle ilgilenme özelliği gelişmemiştir. Emme ve tutma gibi refleksler gösterir. Gürültüden etkilenebilir.

Yeni doğan sonrası dönem: Bebeğin 5-52 haftalar arasındaki yaşam dönemidir. Bebek sürekli ve hızlı bir şekilde fiziksel, ruhsal olarak büyüme ve gelişme gösterir. Anneye bağımlıdır.

Üç aylık bebekte beyin, omurilik ve kas gelişimi, kütle artışı, boy uzamasıyla birlikte istemli hareketler başlar. Başını dik tutabilir, uzatılan cismi yakalayabilir. Gülümser, mutluluk ifade eden sesler çıkarır. Annesini tanır. Sesini duyar duymaz başını sesin geldiği yöne çevirir, ses verir. İlk aylarda annenin verdiği sevgi, ileriki dönemlerde çocuğun çevresine uyumunu sağlar, kişiliğini kazanmasında önemli rol oynar.

Dört aylık bebek sırtüstü yatarken başını kaldırıp yan dönebilir. Önündeki nesneleri ağzına götürür. Hoşuna giden oyuncak verilirse güler, elinden alınırsa ağlar.

Altı aylık bebek çıngıraklı ve zilli oyuncaklardan hoşlanır. Oyuncakları bir elinden diğer eline geçirebilir. Sesli harfleri tekrarlar.

Yedi aylık bebek yardımsız oturabilir. Yüzükoyun durumda iken önündeki cismi yakalamak için uzanır. “Ba-ba, ma-ma, da-da” gibi iki heceli sesler çıkarır.

Sekiz aylık bebekler elleriyle bir yere tutunarak ayakta durabilir.

Dokuz aylık bebek işaret parmağını objeleri göstermek için kullanır. “Hoşçakal” anlamına gelen el hareketlerini yapabilir.

On aylık bebek bir yerden tutunarak kendisi ayağa kalkabilir. “Baba, dede, anne” gibi sözcükleri tekrarlar. 12 aylık bebekler top gibi basit oyuncaklarla ilgilenir. Sevgisini belli eder. Tekrarladığı kelime sayısı artar. Yürüyebilir.

Annenin sevgi ve bakımı bebeğin güven duygusunu geliştirir. Bebek bir yıl içinde tam bağımlı durumdan yürüyebilen, konuşabilen bir varlık hâline gelir. Bu dönem bebeğin dış dünyaya uyum çabalarının en yoğun olduğu, çevrenin olumsuz etkilerinden en çok zarar görebileceği dönemlerden biridir. Bu dönemde hastalıklara karşı oldukça duyarlı ve korunmasızdır. Bu nedenle bebeğin sağlıklı gelişimi, özel bir bakım gerektirir. Beslenmesi ve temizliğine özen gösterilmezse, aşıları zamanında yapılmazsa kolayca hastalanır ve ölebilir.

Bebek ölümleri ülkelerin sağlık durumlarını gösterir. Bir ülkede bebek ölüm hızı ne kadar yüksekse, ülkenin sağlık düzeyi o oranda düşük demektir.

CategorySağlık Adına

İletişim        0(236) 462 3923